Haberin özü şu arkadaşlar; Netflix’in Los Angeles ofisinden koca bir film çalındı. Hem de Nicolas Cage’li, yıldızı bol bir film! Ortalık karıştı, davalar açıldı, 105 milyon dolarlık tazminat istemi var. Şimdi herkes aynı soruyu soruyor: Bu film nerede, kimin elinde, ne zaman ortaya çıkacak?
İnanır mısınız? Henüz vizyona bile girmemiş “Fortitude” isimli filmin şifrelenmemiş dijital kopyası, haziran ayında Netflix’in Los Angeles’taki ofisinden çalındı. Yani kasadan para çalınmış gibi değil, koca bir film dosyası sabit disklerle birlikte buharlaştı. Filmin yapımcısı Simon Afram ve sahibi olduğu Op-Fortitude şirketi de hemen harekete geçti ve Netflix’e 105 milyon dolarlık tazminat davası açtı. Adamların elinde ne kaldıysa…
Film İkinci Dünya Savaşı’nı anlatıyor. Londra’da geçen hikaye, savaşın seyrini değiştiren İngiliz istihbarat ajanlarını konu alıyor. Yani sadece bir aksiyon filmi değil, tarihi bir gerilim. Başrollerde Nicolas Cage, Matthew Goode, Michael Sheen ve Ben Kingsley var. Düşünsenize, bu kadar büyük isimlerin yer aldığı bir projenin kopyası ortada yok. Yönetmen koltuğunda “Lara Croft: Tomb Raider” ve “Generalin Kızı” filmlerinden tanıdığımız Simon West oturuyor. Hatta Martin Scorsese’nin de projeyle bağı varmış ama dava süreci başlayınca o da çekip gitmiş. Olay büyük yani…
Peki bu film kopyası nasıl çalındıda kimsenin haberi olmadı? Reuters’ın aktardığına göre, Netflix reklam verme talebini iletmiş ve haziran ayında filmin bir kopyasını teslim almış. Dijital kopya kurum içi gösterim için şirkete gönderilmiş. Gösterim yapılmış, tamam… Sonra yapımcılar “dosyaları silin” demiş. Ama görünen o ki silme işlemi yapılmadan önce birileri kopyayı almış. Netflix Film Edinme Direktörü Sean Berney, şirket tarihinde ilk kez böyle bir hırsızlık yaşandığını söylüyor. “Güvenlik birimlerimizle çalışıyoruz ama henüz sonuç alamadık” diyor. Korsanla mücadele ekipleri de teyakkuzda, veri sızıntısına karşı her yeri izliyorlar. Neyse, devam…
Yapımcıların suçlamaları ağır. Netflix’i polise bildirimde bulunup bulunulmadığı konusunda bilgi vermemekle, polise başvurulduktan sonra da Los Angeles Emniyet Müdürlüğünün sürece dahil edilmesini reddetmekle suçluyorlar. Yani “polis olayın içine giremedi, işler şeffaf yürümedi” diyorlar. Uluslararası gösterimler ve ödül kampanyaları da askıya alınmış durumda. Bu da filmin gelecekteki satışlarını tehlikeye atmış. Davacıların 45 milyon doları aşan yatırımı boşa gidebilir. Dava dilekçesinde “zarar çok büyük” deniyor. Netflix, davacıların yatırımını tehlikeye atmış ve filmi, oyuncularını ve yapımcılarını dünya galasının getireceği takdirden mahrum bırakmış.
Netflix tarafı ise iddiaları reddediyor. Dediklerine göre; “Sektör standartlarına uygun koruma önlemleri alınmadan yayınlanan bir film için finansal kayıp riskini taşıdığımıza dair her türlü iddiayı reddediyoruz.” Yani “Biz suçlu değiliz, film bize güvenli bir şekilde teslim edilmedi” diyorlar. Ama içerik güvenliğini ciddiye aldıklarını da ekliyorlar. Yönetmeni ve ekibi desteklemek için kapsamlı bir soruşturma yürüttüklerini ve bilinen korsan sitelerini izlemeyi teklif ettiklerini söylüyorlar. Bu arada “Fortitude filminin haklarına sahip değiliz” diyerek de işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar.
Bakın ne diyorum; bu olayın altından kalkmak hiç kolay olmayacak. 105 milyon dolar az bir para değil. Üstelik filmin kopyası internete sızmış olabilir, kim bilir kimlerin elinde? Henüz ortada görünen bir sızıntı yok ama korsan sitelerde bir anda ortaya çıkması an meselesi. Yapımcılar bir yandan Netflix’le uğraşıyor, bir yandan da filmin kaderi için endişeleniyor. Bu kadar büyük bir prodüksiyonun başına böyle bir felaketin gelmesi… Sinema dünyasında uzun süre konuşulacak gibi görünüyor.
Haberi genişletelim biraz daha… Olay sadece bir hırsızlık değil aslında. Bir güvenlik zaafiyeti, bir ihmal zinciri ve sonrasında gelen büyük bir kaos. Yapımcı Simon Afram’ın yaşadıkları bir kez daha gösteriyor ki, dijital çağda en büyük korku korsanlık. Koca bir film ekibi, milyonlarca dolarlık prodüksiyon, dünya çapında bir yayın devi ama ortada bir güvenlik açığı var. Kimin hatasıydı bu? Netflix’in mi, yapım şirketinin mi, yoksa işin içindeki başka birinin mi? Bilinmiyor ama dava süreci her şeyi ortaya çıkaracak.
Kaynak: Orijinal Haber