Kayseri’de 4 Metrekareye Sığan 43 Yıllık Çay Emeği

01.08.2026 - 04:40
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Kayseri Kapalı Çarşı’da bir efsane var arkadaşlar. Adı Rasim Kuş. 4 metre karelik bir dükkanda tam 43 yıldır çay demliyor. Hemde 13 yaşından beri… Düşünün, daha çocuk denecek yaşta başlamış bu işe. Şimdi 56 yaşında. Ve hala aynı heyecanla, aynı yerde.

O sabahın köründe başlıyor mesaisi. Saat sabah 4.30. Kimsecikler uyanmamışken o çay ocağının başına geçiyor. Kapalı Çarşı’nın o tarihi kokusuyla birlikte. Gün içinde gelen siparişler, yetişmesi gereken çaylar derken ter döküyor. Ama şikayetçi değil. Tam aksine, işini çok seviyor. “İşimden memnunum” diyor. İnanır mısınız, 43 senedir aynı işi yapıyor ve hala severek yapıyor. Bu az buz bir şey değil.

Rasim ustanın hikayesi aslında çok eskilere dayanıyor. 1983 yılında, daha 13 yaşındayken babası tutmuş elinden, getirmiş buraya. “Oğlum bu işi öğren” demiş. O da öğrenmiş. Hemde öylesine öğrenmişki… Bir daha bırakmak nasip olmamış. “Babam küçükken elimden tuttu, getirdi ve bu işe soktu” diyor. İlkokulu bitirmiş o zamanlar. Ve eve bakmak ona düşmüş. Evin tek geçim kaynağı oymuş. “Evimizde başka çalışan yoktu” diyor. Onun için de bu işe sımsıkı sarılmış.

Neyse, devam ediyoruz… O zamanlar işçi olarak çalışmış burada. Sonra kısmet olmuş, dükkan sahibi olmuş. Sahibi yani işin patronu. Ama çalışma düzeni değişmemiş. Hala sabah erkenden geliyor, akşam 9’a kadar orada. 4 metre karede. Küçücük bir yerde ama koca bir ömür sığmış oraya. 43 yıllık emek, 43 yıllık ter, 43 yıllık çay kokusu…

Rasim usta yılın neredeyse tamamını çalışarak geçiriyor. Sadece bayramlarda ve Ramazan ayında kapalıymış dükkan. Yani 12 ayın 11 ayı iş başında. Başka bir zaman tatil yok. Şöyle bir düşününce… 43 yıl boyunca her gün aynı saatte kalkıp aynı yere gitmek. Çay demlemek. Bardak yıkamak. Müşteri ağırlamak. Bu gerçekten kolay iş değil. Ama o yaptığı işten keyif alıyor. Bu da yetmiyormuş gibi, gelen müşterilerle sohbet ediyor, çayını içiyor, muhabbet ediyor.

Kayseri Kapalı Çarşı denince akla gelen isimlerden biri olmuş. İnsanlar alışverişe geliyor, bir yorgunluk çayı içiyor, Rasim ustanın muhabbetini dinliyor. O da işini severek yapıyor zaten. Bu işe babası sokmuş ama artık o kendi işi olmuş. Kendi hayatı olmuş. 4 metre kareye sığdırdığı 43 yıllık bir hayat…

Aslında bakıldığında, bu sadece bir çay ocağı hikayesi değil. Bu, bir ülkenin, bir neslin hikayesi. 13 yaşında çalışmaya başlayıp hayatını kazanan, ailesine bakan, işini severek yapan bir insanın hikayesi. Bugünün gençleri için belki garip gelebilir ama o dönemler öyleydi. Çocuk yaşta iş hayatına atılmak normaldi. Rasim usta da o kuşağın bir temsilcisi. Hemde en çalışkanlarından biri.

Düşünüyorum da… Sabah 4.30’da kalkıp akşam 9’a kadar ayakta durmak. Hergün. Yıllarca. Bu nasıl bir azim, nasıl bir sabır. İnsanın işini bu kadar sevmesi… Ama severek yapınca zorluklar azalıyor. “Severek yapıyorum” diyor ya, asıl sır bu. İnsan sevdiği işte yorulmaz derler. Rasim usta bunun canlı kanıtı.

Kapalı Çarşı’nın o hareketli atmosferinde, 4 metre karelik küçücük bir dükkanda koca bir hayat var. Rasim usta orada sadece çay satmıyor. Emek satıyor. Sabır satıyor. Azim satıyor. Bir de o meşhur muhabbeti var tabii… Müşterileri sadece çay içmek için gelmiyor. Biraz da dertleşmek, biraz da o sıcaklığı hissetmek için geliyor.

Bakalım daha kaç yıl demlenecek bu çaylar? Kaç kuşak daha Rasim ustanın elinden çay içecek? Kapalı Çarşı’nın bu emektar çaycısı, bu küçücük dükkanda koca bir ömür geçirdi. Geriye de güzel bir hikaye bırakıyor. Daha ne olsun…

İşte böyle arkadaşlar. Bazen büyük başarılar büyük yerlerde olmaz. Bazen 4 metre kareye sığar koca bir ömür. Rasim usta da bunu kanıtladı. Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Spor Merkezi
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
2

Yorum Yap