Cuma, 11 Eylül 2026

TUSAŞ Patronu Demiroğlu Londra’da Konuştu: Türkiye NATO’nun Geleceğini Şekillendiriyor!

Sinan Kaleli 4 dk okuma 0 yorum

Haberin tam ortasındayız arkadaşlar… TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, İngiltere’nin başkenti Londra’da önemli bir etkinlikte konuştu. Chatham House’ta düzenlenen “Ankara’dan Bakış: NATO Zirvesi’nin Güvenlik ve Savunma Etkileri” başlıklı toplantıda, Türkiye’nin NATO’daki rolü bir kez daha masaya yatırıldı. Olay şu: İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Chatham House, bu etkinliği düzenledi ve oturumun moderatörlüğünü Chatham House araştırmacısı Galip Dalay yaptı. Konuşmacılar arasında NATO Parlamenter Asamblesi Genel Sekreteri Benedetta Berti, Chatham House Uluslararası Güvenlik Programı Direktörü Marion Messmer, eski İngiltere Parlamentosu Savunma Komitesi Başkanı Tobias Ellwood ve tabi ki TUSAŞ’ın genel müdürü Mehmet Demiroğlu vardı.

Neyse devam… Demiroğlu, burada yaptığı konuşmada “NATO 3.0” diye bir kavramdan bahsetti. Yani yeni güvenlik paradigması… Eskiden NATO sadece askeri güçle caydırıcılık sağlarken, şimdi işler değişmiş. Artık güvenlik, sadece tankla tüfekle olmuyormuş. Demiroğlu’na göre üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme kabiliyeti ve ortak sanayi işbirlikleri, NATO’nun kolektif caydırıcılığının temel unsurları haline gelmiş. Yani millet, savunma sanayisi olmadan olmuyor.

Demiroğlu, “Türkiye, NATO’nun gelecekteki güvenlik mimarisine stratejik katkı sağlıyor” dedi. Üstelik Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi’nin de bu yeni yaklaşımı ortaya koyduğunu söyledi. “NATO 3.0” dedikleri bu yeni anlayış, güvenliğin yalnızca askeri güçle değil, güçlü bir savunma sanayisi, sürdürülebilir üretim kapasitesi, dayanıklı tedarik zincirleri, teknolojik üstünlük ve müttefikler arasındaki ortak sanayi işbirlikleriyle şekillendiğini gösteriyormuş.

Türkiye bu noktada ne yapmış? Demiroğlu anlattı: Türkiye, geliştirdiği savunma sanayisi ekosistemiyle bu yeni güvenlik anlayışına önemli katkı sunuyor. TUSAŞ da işte tam bu noktada devreye giriyor. Özgün platformları ve mühendislik kabiliyetiyle NATO’nun kolektif caydırıcılığını güçlendiren stratejik aktörlerden biri olmuş TUSAŞ.

Bakın daha neler dedi… Demiroğlu, Türkiye’nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke olmaktan çıktığını, dost ve müttefik ülkelerin güvenliğine de katkı sağlayan güçlü bir üretici konumuna ulaştığını vurguladı. Yani artık sadece kendini değil, başkalarını da koruyan bir ülke haline gelmişiz. Transatlantik işbirliğinin güçlendirilmesi de Avrupa’nın güvenliği açısından kritik önem taşıyormuş. Demiroğlu’nun ağzından şu cümle döküldü: “Atlantik’in her iki yakasının katkısıyla daha güçlü bir NATO görmek istiyoruz.”

Bir de savunma harcamaları konusuna değindi. Adam dediki, savunma harcamaları yalnızca bütçe büyüklüğüyle değil, tehditlere karşı geliştirilen doğru kabiliyetlerle değerlendirilmeli. Yani neymiş, para harcamak yetmezmiş, doğru yere harcamak önemliymiş.

Gelelim HÜRJET’e… Demiroğlu, TUSAŞ’ın uluslararası işbirliklerine de değindi. HÜRJET’in İspanya’ya ihracatı, sadece ticari bir başarı değilmiş. Aynı zamanda Türkiye’nin geliştirdiği ileri havacılık teknolojilerinin Avrupa ve NATO ekosistemindeki yerini güçlendiren stratejik bir adım olmuş. HÜRJET, NATO standartlarına uygun görev yapabilecek şekilde farklı kullanıcı ihtiyaçlarına göre uyarlanabiliyormuş. Bu kabiliyet, müttefik ülkelerle savunma işbirliğini daha da ileri taşıyacakmış.

Demiroğlu son olarak, değişen güvenlik ortamında yüksek teknolojili platformların yanında maliyet etkin ve hızlı üretilebilen sistemlerin de önem kazandığını söyledi. TUSAŞ, gelecekte de NATO’nun ve Avrupa’nın güvenlik mimarisine katkı sunmaya devam edecekmiş.

İşte böyle arkadaşlar… Türkiye savunma sanayisinde atağa kalkmış durumda, TUSAŞ da bu atağın öncüsü. Bakalım önümüzdeki günlerde başka hangi ülkelerle anlaşmalar imzalanacak? HÜRJET daha nerelere gidecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Etiketler:
Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap