Cuma, 11 Eylül 2026

500 Yıldır Suyun Gücüyle Dönüyor! Feke’deki Tarihi Değirmen Unu Yakmıyor

Metin Uçar 3 dk okuma 0 yorum

Adana’nın Feke ilçesi Süphandere Mahallesi… Dağ başı, çağlayan derenin sesi, asırlık bir çınarın gölgesi… Ve tam ortasında, 500 yıldır dönen bir değirmen. Evet arkadaşlar, 5 asırdır suyun gücüyle çalışan bu tarihi yapı hala ayakta, hala öğütüyor. Modern değirmenler türemiş, teknoloji her yanı sarmış ama buradaki taşlar hala aynı, su hala aynı bereketle akıyor.

Neyse, geçelim habere. Ramazan Şengül abi var, 35 yıldır bu değirmeni işletiyor, aslında ailesinden kalmış kendisine. Diyor ki; “Burada sumak, bulgur, buğday ve mısır öğütüyoruz. Buranın bilinen yaklaşık 500 yıllık bir değirmen olduğu söyleniyor. Atalarımızdan bize kaldı.” Yani 5 kuşaktır belki de aynı taşlar dönüyor aynı suyla. İnsan düşününce tüyleri diken diken oluyo…

Değirmenin en önemli özelliği ne biliyor musunuz? Unu yakmıyor! Şengül abi anlatıyor: “Su ile döndüğü için kepekli unu bozmadan tamamen doğal şekilde öğütüyor.” Yani modern makineler gibi ısıtmıyor, vitamini öldürmüyor, unun içindeki doğallığı koruyor. Bu yüzden köylüler, Adana’nın diğer ilçelerinden, hatta Kayseri’den gelenler var. Kozan’dan, çevre köylerden… “Bilen insanlar bu unu tercih ediyor” diyor Şengül.

Eski zamanlarda neymiş? Köylüler mahsüllerini atlar ve eşeklerle getirirlermiş değirmene. Şimdi araçlarla geliyorlar. Talep eskisi kadar yoğun değil ama hala baya bi hareket var. Sadece un öğütmek içinde gelmiyorlar ama. Bu tarihi şeyi, mabedi görmek için gelen çok oluyor. Yaşlılar burayı görünce eski günlerini hatırlıyor, duygulanıyor. Anılar canlanıyor yani.

Mekan aynı zamanda hasat döneminde sumak öğütüyor. Sumak burada işleniyor, baharat haline geliyor. Bulgur, mısır, buğday… Hepsi bu su değirmeninde. Tamamen doğal, tamamen geleneksel. Ramazan Şengül abi, bu değirmenin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını istiyor. Haklıda, gerçekten böyle bir tarih yok olsun istemeyiz.

Bakın şimdi size diyorum, bu değirmenin kapısı herkese açık. İster Adana’dan ister Kayseri’den ister başka bir ilden… Gelen oluyor, gören oluyor. İnsanlar burada bir şeyler hissediyor. Su sesi, taşların dönüşü, tarihin içinde yürümek… Eee, bu kadar yıl dayanmış bişey kolay kolay pes etmez. Bakalım bu gelenek daha kaç asır yaşayacak? Kim bilir… Biz sadece takip ediyoruz.

Kaynak: Orijinal Haber

Etiketler:
Metin Uçar
Metin Uçar

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap