Cuma, 11 Eylül 2026

Avrupa’yı Kavuran Sıcaklar Can Alıyor: Uzmanlar Uyarıyor

Sinan Kaleli 6 dk okuma 0 yorum

Haber Merkezi – Dehşet verici bir olay Fransa’dan geldi. Pazartesi günü, iki küçük çocuk bir otomobilin içinde hayatını kaybetti. Sıcak hava dalgası Avrupa’yı kasıp kavururken, bu acı olay hepimize bir kez daha gösterdi ki, sıcak sadece yaşlıları vurmuyor. Minik yavrular da bu kavurucu sıcaklarda aynı derecede savunmasız. Uzmanlar yetkililere sürekli yaşlıları hatırlatıyor ama işte bakın ne oldu, Fransa’da iki masum çocuk araba içinde sıcaktan can verdi. İnanılır gibi değil…

Bilim insanları, bu felaketlerin ardında insan eliyle yaratılan iklim değişikliği olduğunu söylüyor. Küresel ısınma dediğimiz şey, sıcak hava dalgalarını daha sık, daha şiddetli ve daha dayanılmaz hale getirmiş durumda. Avrupa’nın dört bir yanı bu hafta bunaltıcı sıcakların etkisi altına girecek. Hatta bazı meteoroloji uzmanları, bu sıcak dalgasının 2003 yılındaki o büyük felaketle yarışabileceğini söylüyor. Hatırlarsanız, 2003 yazında Avrupa genelinde tam 70 bin kişi sıcaktan ölmüştü. 70 bin can… Şimdi aynı senaryo mu oynuyor? Allah korusun.

Sıcaklıklar yükseldiğinde vücudun ısı dengesi bozuluyor. Özellikle yaşlılar ve küçük çocuklar bu durumdan en çok etkilenen gruplar. Neden mi? Çünkü onlar daha az terliyorlar, yani vücut ısılarını düzenlemekte zorlanıyorlar. Üstelik çoğu zaman kendilerini koruyabilmek için başkalarının bakımına muhtaçlar. Bir yaşlı amcanın, yalnız başına yaşadığı evde susuzluktan bayılması… Ya da bir annenin arabada unuttuğu bebeği… İşte bu yüzden uzmanlar sürekli uyarıyor ama millet ne kadar dinliyor bilinmez.

Lancet Countdown’ın 2026 Avrupa raporu resmen çarpıcı rakamlar ortaya koymuş. Rapora göre, aşırı sıcaklar bir yaşın altındaki bebekleri ve 65 yaş üstü yaşlıları “orantısız biçimde” etkiliyor. Ne demek bu? Demek ki, bu gruplar sıcaktan daha fazla can kaybediyor, daha çok hasta oluyor. Verilere göre, 2015-2024 döneminde yaşlıların sıcak hava dalgasına maruz kalma oranı, 1991-2000 dönemine göre tam yüzde 266 artmış. Düşünebiliyor musunuz, yüzde 266! Bebeklerde ise bu artış yüzde 121. Her iki grupta da inanılmaz bir yükseliş var.

Fransız epidemiyolog Noemie Letellier, AFP’ye yaptığı açıklamada çok önemli bir noktaya değindi. Yaşlıların sıcaklardan daha ağır etkilenmesinin sadece fizyolojik nedenleri yokmuş. Yani sadece vücutları yaşlandığı için değil. Bir de sosyal etkenler var: Yoksulluk, yalnızlık, bakıma muhtaç olma… Bu yüzden bazı yaşlılar, diğerlerine göre çok daha kırılgan. Mesela yalnız yaşayan yaşlı bir kadın düşünün, belki maddi durumu da kötü, kliması yok, komşusu da yok. İşte o kadın, sıcak hava dalgasında en büyük risk altında olanlardan.

Paris’teki Pitié-Salpêtrière Üniversitesi Hastanesi Geriatri Bölümü Başkanı Jacques Boddaert ise durumu çok net özetliyor: Sıcaklar yaşlı hastalar için “gerçek bir çile.” Yaş ilerledikçe vücudun ısıyı kontrol etme kapasitesi azalıyor. Bir de üstüne susuzluk hissi zayıflıyor. Yani yaşlı amca, vücudu susuz kaldığını bile anlamıyor. O yüzden tehlikeli boyutlara gelene kadar fark etmiyor. Hele bir de kronik hastalıklar varsa, kalp ilaçları, tansiyon ilaçları kullanıyorsa… İşte o ilaçların çoğu idrar söktürücü, yani vücuttan su atıyor. Sıcak havada bu ilaçları kullanmak, ek sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Doktorlar uyarıyor: Bu ilaçları kullanırken çok daha dikkatli olunmalı.

Boddaert bir başka tehlikeye daha dikkat çekiyor: Yaşlılara bakım veren kişiler yaz aylarında tatile çıkıyor. “Bu durum çok tehlikeli hale gelebilir,” diyor. Adam gidiyor tatile, yaşlı babayı yalnız bırakıyor evde. Sıcaklar bastırınca kim bakacak o adama? İşte bu yüzden bakıcıların tatile çıkması, ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

Letellier, “Tüm yaşlılar aynı risk düzeyinde değil,” diyerek bir uyarı daha yapıyor. Ekonomik güçlük yaşayan, kronik hastalığı veya engeli bulunan, sosyal olarak yalnızlaşmış kişiler daha kırılganmış. Özellikle yalnız yaşayan yaşlı kadınlar… Erkeklere göre daha sınırlı kaynaklara sahip oldukları için, onlar ek risk altında. Düşünün, yaşlı bir teyze, belki maaşı yetmiyor, klimayı çalıştıramıyor, belki de kimsesi yok. Sıcaklar bastırınca canı çıkıyor.

Aşırı sıcakların çocuk ölümlerine doğrudan yol açması nadir görülse de, bu tehlikeyi küçümsememek lazım. Yüksek sıcaklıklar çocuklarda birçok sağlık sorununu tetikliyor. Astım atakları, sıcak çarpması, acil servis başvuruları artıyor. Hatta okul performanslarında düşüş bile görülüyormuş. Çocuklar sıcaktan bunaldıkça derslere odaklanamıyor. Bir de hamile kadınlar var. Onlar için riskler daha da büyük. Journal of Climate Change and Health dergisinde 2024’te yayımlanan bir araştırmaya göre, aşırı sıcaklar erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi kötü sonuçlarla doğrudan ilişkili. Yani sıcak hava, anne karnındaki bebeği bile tehdit ediyor.

Climate Central’ın geçen yıl yayımladığı bir rapor, durumun vahametini gözler önüne seriyor. İklim değişikliği, 200’den fazla ülkede hamileler için riskli sıcak günlerin yıllık ortalamasını son beş yılda en az iki katına çıkardı. İki katına! Düşünebiliyor musunuz, dünyanın her yerinde hamile kadınlar, artık daha fazla sıcak günle baş etmek zorunda. Bu da demek oluyor ki, daha fazla erken doğum, daha fazla düşük doğum ağırlıklı bebek.

Peki ne yapılmalı? İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi’nden aşırı çevre koşulları ve fizyoloji uzmanı Doç. Heather Massey, sıcak havalarda bol su içilmesini ve günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmamasını öneriyor. Evdekilerin serin tutulması için de gündüz saatlerinde perde veya panjurların kapatılması, gece ise pencerelerin açılarak içeride biriken sıcaklığın azaltılması gerektiğini söylüyor. Basit önlemler ama hayat kurtarabilir.

Avrupa’da sıcaklar giderek artıyor, yeni rekorlar kırılıyor. Haziran ayı daha başlangıç, bakalım önümüzdeki günler bize neler getirecek? Uzmanlar uyarıyor, yetkililer önlem alsın, vatandaşlar dikkatli olsun. Yoksa 2003’teki gibi büyük bir felaketle karşı karşıya kalabiliriz. Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Sinan Kaleli

Bu yazar hakkında henüz bilgi eklenmedi.

Yorum Yap