Pınar Damar Cinayetinde Yargıtay Kararı Verdi: Onandı!

31.07.2026 - 08:10
YAYINLANMA
8 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

İstanbul Bağcılar’da 18 Temmuz 2022’de kayıp başvurusu yapılan 32 yaşındaki Pınar Damar’ın feci cinayetinde Yargıtay son sözü söyledi. Eniştesi Metin Aydın’ın önce cinsel saldırıda bulunduğu ardından boğarak öldürdüğü Pınar Damar davasında Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin verdiği cezayı onadı. Katil Metin Aydın, ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezasıyla… işte böyle kaldı. Ama durun, herşeyi baştan anlatayım.

Bakın ne olmuşdu? 18 Temmuz 2022 günü Bağcılar’da ailesi Pınar Damar için kayıp başvurusu yapmıştı. Günlerce süren aramaların ardından acı gerçek ortaya çıktı. Pınar’a yapılanları duyunca tüyler ürperiyor. Eniştesi olduğu öğrenilen Metin Aydın, önce Pınar’a cinsel saldırıda bulunmuş, sonrada boğazını sıkarak genç kadını öldürmüştü. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Aydın, tutuklanarak cezaevine gönderilmişdi.

Dava süreci uzun ve çetin geçti. Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 21 Mart 2024 tarihli karar duruşmasında Metin Aydın hakkında karar verildi. Mahkeme, sanık Aydın’ı nitelikli kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Aynı duruşmada nitelikli cinsel saldırı suçundan ise 15 yıl hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, sanık hakkında herhangi bir indirim uygulamadı. Ne haksız tahrik indirimi, ne takdiri indirim… hiçbirşey yok. İşte bu çok önemliydi…

Mahkemenin bu kararının ardından dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, yaptığı incelemede yerel mahkeme kararını hukuka uygun buldu ve kararı onadı. Yani istinaf mahkemesi de katilin cezasını yerinde bulmuşdu. Ama iş bitmedi. Dosya bu kez itiraz üzerine Yargıtay’a gönderildi. Yüksek Mahkeme’nin kapısı çalındı…

Yargıtay 1. Ceza Dairesi dosyayı derinlemesine inceledi. Yapılan incelemede yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı belirtildi. Aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte yeterli olduğuna karar verildi. Yüksek Mahkeme’nin gerekçeli kararında, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eksik inceleme bulunmadığı ifade edildi. Yani dosyada hiçbir eksik yok denildi.

Kararda dikkat çeken detaylar da var. Yargıtay, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli cinsel saldırı eylemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiğini kabul etti. Ayrıca sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının kesin olarak saptanamadığı, bu nedenle tasarlamanın koşullarının bulunmadığı belirtildi. Oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı ifade edildi. Haksız tahrik koşullarının da bulunmadığı kararda yer aldı. Takdiri indirimin ise mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal ve yerinde gerekçelerle uygulanmadığı vurgulandı.

Sonuç olarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin kararında hukuka aykırılık görülmedi. Yargıtay, temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verdi. Yani katil Metin Aydın’ın cezası kesinleşmiş oldu. Ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıl hapis cezası… artık kesin. İşte adalet yerini buldu diyebilir miyiz? Pınar’ın ailesi için bu karar ne ifade ediyor bilinmez ama…

Pınar Damar’ın ailesinin avukatı kararın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Avukat, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından onanan bu kararın, kadın cinayetleriyle mücadelede adalet duygusunu güçlendiren ve kamu vicdanını rahatlatan önemli bir hukuki yaklaşımın teyidi olduğunu söyledi. Açıklamada iki temel hususun altı çizildi. Birincisi, ilk derece mahkemesinin sanık hakkında cezayı en ağır şekilde belirlemesi ve hiçbir indirim hükmü uygulamamış olması. Mahkeme, kadına yönelik ağır şiddet ve kadın cinayetlerinde cezanın bireyselleştirilmesi kurumunun cezasızlığa dönüşmesine izin vermemiş. Yargıtay’ın da bu değerlendirmeyi hukuka uygun bularak onaması son derece önemli bulunmuş.

İkinci husus ise belki de daha kritik. Avukat, kadın cinayetleri davalarında sıklıkla karşılaşılan mağduru suçlayıcı savunmalara itibar edilmemiş olmasının altını çizdi. Yerel mahkeme tarafından verilen ve Yargıtay tarafından onanan bu kararın, hem hukuk devleti ilkesine hem de toplumun adalet beklentisine uygun önemli bir karar olduğu ifade edildi. Yani Pınar’a yönelik suçlayıcı ifadelere hiç itibar edilmedi. Bu da ayrıca önemli bir emsal niteliği taşıyor…

Peki Metin Aydın savunmasında neler söylemişdi? İşte orada işler karışıyor. Damar’ın kuzeniyle 7 yıldır birlikte yaşayan Aydın, “Pınar ile yaklaşık 5 yıldır bir birlikteliğimiz var. Eşim Nurgül, Pınar ile ilişkimi bilmiyordu ama iki defa mesajlarımızı yakalamıştı. Bizden şüpheleniyordu.” iddiasında bulunmuşdu. Yani katil, Pınar ile yıllardır ilişkisi olduğunu öne sürmüş. Pınar’ın, Nurgül ile birlikte olmasını kıskandığını da iddia etmiş.

Aydın savunmasında şu ifadelere yer vermişdi: “Olay günü sosyal medya hesabıma girdim. Pınar’ın Ahmet diye birini arkadaş olarak eklediğini fark ettim. Ahmet denen kişinin hesabına girdim. Pınar ile benim sürekli gittiğim kafeden paylaşım yapmıştı. İçime kuşku düştü. Ben de gidip mekâna baktım. Pınar’ı kıskanıyordum. Seviyordum. Kuşkularımda haklı çıktım samimi bir şekilde Ahmet ile birlikte alkol alıyorlardı.”

Yani katil, kıskançlık krizine girdiğini ve bu yüzden Pınar’ı öldürdüğünü anlatmaya çalışmış. Aydın, Pınar ile kıskançlık yüzünden kavga ettiklerini ve boğazını sıktığını da itiraf etmişdi. Ama mahkeme bu savunmalara itibar etmedi. Ne kıskançlık bahanesi, ne mağduru suçlayıcı ifadeler… hiçbiri kurtarmadı. Mahkeme, bu tür savunmaların cezayı hafifletmesine izin vermedi. İşte bu karar, kadın cinayetleriyle mücadelede önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Pınar Damar’ın ailesi yıllardır adalet mücadelesi veriyordu. 2022’de kaybolan genç kadının ölümü aileyi yasa boğmuşdu. Eniştesinin yaptıkları ortaya çıktığında ise herkes şok olmuşdu. Aile, davayı yakından takip etti ve hiçbir duruşmayı kaçırmadı. Şimdi Yargıtay’ın onama kararıyla birlikte hukuki süreç tamamlanmış oldu. Ailenin avukatının açıklaması da bu sürecin ne kadar zorlu geçtiğini gösteriyor.

Bu karar sadece bir dosyanın kapanması değil aslında. Kadın cinayetleri davalarında mağduru suçlayan, faile indirim yollarını açan anlayışa karşı verilmiş önemli bir mesaj. Mahkeme, “kıskançlık” bahanesini kabul etmedi. “Tahrik” indirimi vermedi. Takdiri indirim de uygulamadı. Yargıtay da bu kararı hukuka uygun bularak onadı. Bakalım bu karar emsal niteliği taşıyacak mı? Diğer kadın cinayeti davalarında da benzer yaklaşımlar sergilenecek mi? İşte asıl merak edilen bu…

Türkiye’de kadın cinayetleri her geçen gün artarken, bu tür kararlar umut veriyor. Pınar Damar’ın katili Metin Aydın artık ömrünün sonuna kadar cezaevinde kalacak. Önce cinsel saldırı, sonra boğarak öldürme… ve en önemlisi hiçbir indirim yok. Ağırlaştırılmış müebbet… 15 yıl daha ayrıca cinsel saldırı cezası. Yani Metin Aydın için yolun sonu göründü. Pınar’ın ailesi ise yıllardır beklediği adalete sonunda kavuştu.

Olayın geçtiği Bağcılar’da o gün neler yaşandığı hala hafızalarda. 18 Temmuz 2022 günü Pınar’dan haber alamayan ailesi soluğu karakolda almışdı. Kayıp başvurusu yapıldı, aramalar başladı. Ama acı gerçek kısa sürede ortaya çıktı. Pınar’ın cansız bedenine ulaşıldı. Ve yapılan incelemelerde eniştesi Metin Aydın’ın izlerine rastlandı. Cinsel saldırı izleri ve boğulma bulguları… Katil Aydın, kıskançlık krizini bahane ederek Pınar’ın hayatına son vermişdi. Şimdi ise cezası kesinleşti.

Yargıtay’ın bu kararı, hukuk dünyasında da dikkatle takip ediliyor. Çünkü karar, kadın cinayetlerinde “mağduru suçlama” yaklaşımına geçit vermemesi açısından emsal nitelikte. Avukatın da belirttiği gibi, bu karar hem hukuk devleti ilkesine hem de toplumun adalet beklentisine uygun bir karar. Ve belki de en önemlisi, gelecekteki davalar için caydırıcı bir mesaj niteliği taşıyor. Bakalım bu karar diğer davalara nasıl yansıyacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Metin Uçar
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap