İşte o an… 2010 Dünya Kupası finali, Johannesburg’daki Soccer City Stadyumu. Maçın 116. dakikası, nefesler tutulmuş, herkes geriliyor. İspanya, Hollanda karşısında 0-0’lık eşitliği bozamıyor. Derken Cesc Fabregas’ın pasıyla ceza sahasında topla buluşan Andres Iniesta, sağ ayağının içiyle muhteşem bir vuruş yapıor ve top ağlarla buluşuyor! İşte o gol, İspanya’ya ilk Dünya Kupası’nı getiren gol oldu. Millet sevinçten çılgına döndü, stadyum yıkıldı resmen.
Vicente Del Bosque, o an kenarda sakin sakin maçı izliyordu. Çünkü o, zaten biliyordu. Del Bosque’nin taktiği, oyuncu değişiklikleri, herşey doğruydu. Finalde Iniesta’yı oyuna sokan da, onu doğru yerde konumlandıranda Del Bosque’ydi. İşte böyle bir teknik direktör vardı İspanya’nın başında. Sakin, kararlı, hata yapmayan bir adam. O gol, sadece Iniesta’nın değil, Del Bosque’nin de zaferiydi aslında.
O maçı düşünün: 120 dakika boyunca büyük bir mücadele, sert fauller, kırmızı kartlar… Hollanda, Nigel de Jong’un Xabi Alonso’ya yaptığı o tekme, herkesin aklında. Ama İspanya pes etmedi, topu dolaştırdı, sabretti. Ve Iniesta, o an geldiğinde soğukkanlılığını korudu. Sol ayağını salladı, kalecinin sağına doğru plase yaptı. Gol! İspanya tarih yazdı.
Del Bosque için bu başarı, 2008 Avrupa Şampiyonası’nın ardından gelen ikinci büyük kupa oldu. O, sakinliği ve oyuncu yönetimiyle biliniyordu. Aslında Iniesta’nın golü Del Bosque’nin sisteminin bir ürünüydü. Takım oyunu, paslaşma, disiplin… Hepsi birleşti ve o gol ortaya çıktı. Adamlar, “Del Bosque olmasaydı bu gol gelmezdi” diyorlar. Belkide haklılar.
Bakın o gece İspanya’da neler oldu? Sokaklar bayraklarla donandı, herkes meydanlara akın etti. Iniesta’nın formasının altında “Dani Jarque” yazılıydı, arkadaşı için gol atmıştı. Bu da apayrı bir hikaye. Ama işin özü, o gol futbol tarihine kazındı. Unutulmaz bir an, hem Iniesta hem Del Bosque için.
Kaynak: Orijinal Haber